Hedef gençler için güvenli ve sağlıklı spor imkanı yaratmak
01/18/2010 10:23 AM

TBF Yönetim Kurulu Üyesi ve Basketbol Okulları Komitesi Başkanı Fahrettin Gözet, yaklaşık 1 yıllık çalışmalarını anlattı. Gözet, “Önümüzdeki 3 yılda da artık ailelerin çocukları için basketbol okulu ararken TBF onayı ihtiyaç duyabilecekleri kamuoyu algısı yaratmak amacındayız” dedi.

 


“Şu anda ülkemizde 6-17 yaş arası yaklaşık 16,5 milyon çocuğumuz var. 3000’e yakın basketbol okulu olduğunu tahmin ediyoruz. Ama bunların içinde yazın belediyelerin açtığı sadece yaz dönemi yapılan faaliyetler de var. Bu da şu demektir, yılda 300 bin kişi basketbol okulu faaliyetlerine bir şekilde katılıyor.”

Bu sözler Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Gözet’e ait. TBF Basketbol Okulları Komitesi Başkanı Fahrettin Gözet, Türkiye’de basketbol okullarıyla ilgili bir gerçeğinin altını çiziyor ve ekliyor; “Gençlerimize spor yaptırmamız, ama doğru bir şekilde yönlendirmemiz lazım. Enerjilerini kanalize edebilecekleri doğru adresler göstermemiz gerekli Herkesin basketbola 1. Lig antrenörü ya da oyuncusu olarak hizmet etmesi mümkün değil, o nedenle birilerinin de çocukları, gençleri doğru bir şekilde eğitmesi gerekiyor. Bunun için de basketbol okullarına çok büyük görev düşüyor. Ama yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösteren ve bir sistemi olmayan bir sektörden bahsediyoruz.”

İşte bu sistemsizliğe son vermek için harekete geçen Türkiye Basketbol Federasyonu, “Basketbol Okulları Akreditasyon Programı”nı başlattı. Bu çalışmayı da başkanlığı Fahrettin Gözet’in yaptığı TBF Basketbol Okulları Komitesi yürütüyor. Fahrettin Gözet, Türkiye’deki basketbol okullarının görüntüsünü, program, sporcuların akreditasyon programıyla nasıl güvence altına alındığı anlattı.


Türkiye’de bugüne kadarki basketbol okullarının bir portresini çizer misiniz?
Basketbol okulları memleketimizin bir insan kaynağı. Ancak bu okulların kaç tane olduğu, kaç şehirde, ne şekilde faaliyet gösterdiği , kaç oyuncu yetiştiği, yetişen oyuncuların sonra ne yaptığı ile ilgili hiçbir bilgi yok elimizde.
Bunların derlenip toplanmasını düşündüğümüz için böyle bir çalışmaya başladık. Ben de Türkiye’de ilk basketbol okulunu kuranlardan biriyim. Bu sektörün içinden geldim. 3000’e yakın basketbol okulu olduğunu düşünüyoruz Türkiye’de.

Basketbol Okulları nasıl açılıyor?
Basketbol okulu açabilmek için TBF’den izin almanız gerekmiyor. Herhangi bir ilde gidip Milli Eğitimin Spor Salonları Kiralama Yönetmeliği’ne göre dernek, şirket veya bir tüzel kişilik olarak kiralayabiliyorsunuz. Eğer iyi niyetliyseniz, bastırıyorsanız, bir faturanız makbuzunuz oluyor ve bunlar kayda giriyor. Ama bunların sayısı da çok az. Türkiye’deki olduğu şekliyle anlatırsak eğer; Beden Eğitimi Öğretmenlerinin, emekli öğretmenlerin, emekli antrenörlerin gidip yakınlarındaki bir salonla anlaşmaları ve etrafa küçük broşürler dağıtarak çocuklar toplaması ve aldıkları paraları artı-eksi, verdi-vermedi gibi işaretlemelerle hiçbir şekilde kayda girmeyen bir süreçti bu uzun zamandan beri. Bu birçok anlamda aslında bir kaynak israfı. Bir kere her anlamda kayıt dışı. Hem ekonomik anlamda kayıt dışı, hem de insan kaynağı anlamında kayıt dışı. Bizim bunlara biraz çeki düzen vermemiz toparlamamız gerekiyor.
Neden mi? Her ne kadar TBF’nin izin verme yetkisi olmasa da yaşanan herhangi bir sorunda, diyelim ki çocuğun kötü muamele görmesi, hakarete uğraması, dayak yemesi, başka bir şey söylenip lisans çıkartılıp bunun başka bir yere gitmek istediğinde verilmemesi, mahkemelik, kavga dövüş problemler olması halinde, içinde basketbol geçtiği için bir şekilde konu federasyonumuza geliyordu.
Biz federasyon penceresinden baktığınız zaman, bu okul bize gelmemiş, biz bunu onaylamamışız, bizim bunun üzerinde bir yaptırımımız yok. Çünkü bu izini Milli Eğitim Müdürlüğü vermiş, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’den almışlar ya da hiçbir yerden almamışlar. Ailede herhangi bir standart beklentisi olmadığı için, sorgulamadığı için bunu, çocuğunu ona buna sorarak götürmüş ve sıkıntı olduğu zamanda bize başvuruyor. Bizim bunları çözümlememiz, elimizde yaptırım olmadığı için çok zordu. Mevzuat özetle biraz karışık burada.



Mevzuat konusunda nasıl ilerliyorsunuz?
Aşama aşama ilerliyoruz. Mevzuat konusundaki sıkıntıların çözülmesi için Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı ve federasyonlarla ilgili özel bir çalışma yapılması lazım. Fakat bunun için de bunlar yapabilir, bunlar yapamaz yerine yumuşak bir geçiş dönemi planladık.
Bu geçiş dönemi de şöyle olacak: İyi örnekler çıkartarak. TBF olarak belirlenen standartları iyi bir şekilde yerine getiren okulları onaylama yoluna gittik biz. Bir okul broşür bastıracaksa veya ailelere, müşterilerine aradığı insanlara, okula, bunun pazarlamasını yaparken kendini farklı göstermek istiyorsa diyebilir ki; bizim okulumuz Türkiye Basketbol Federasyonu’nun tanıdığı okullardan birisidir.
Bunun diğerlerinden ne farkı olduğunu aileler şöyle anlayacaklar. İster web sitelerinden, ister bu okullardan “Nedir TBF onaylı olmak?” dendiğinde bizim hazırladığımız bu şeyi görecekler. Nedir onlar… Antrenörler kayıtlıdır, bilgileri vardır okulun, bir dernek veya şirketse kuruluşla ilgili tüzükleri, vergi levhaları vs. ve web kurum adı tescilleri, yani yasal bir kurumdur.
Bunun dışında bir de spor salonu standartları var… Çocukların sakatlanmaması için alınan önlemlerden, sakatlandıktan sonra alınacak önlemlere kadar pek çok madde belirlendi. Bir okul TBF tarafından onaylanmışsa, ailenin o okuldan neler bekleyeceği, haklarının neler olduğu tanımlanmış bir şekildedir. Eğer bunlar yerine getirilmiyorsa, zaman içerisinde bunların yerine getirilmesinden bir kaçınılma söz konusuysa, bizim federasyon olarak bugüne kadar olmadığımız ve tescil etmediğimiz okullarda da olmayan bir yaptırım imkanımız var.

TBF ve Basketbol Okulları Komitesi bu konuda nasıl bir yol izliyor?
Olayı ilk günden nasıl ele aldık diye bakarsak… Biz TBF olarak “Türk Basketbol Okulları’nın standartları şöyle olmalıdır” diye bir liste oluşturmadık, sektörü topladık. TBF’nin web sitesinden basketbolun takip edildiği medya araçlarına, bültenler, duyurular göndererek basketbol okulları sektörüyle ilgili önemli çalışma, buluşma gerçekleşeceğini duyurduk.
Şubat 2009’da The Marmara Oteli’nde ilk buluşmayı yaptık. Buraya Türkiye’nin değişik yerlerinden 165 kişi katıldı. 50-60 kişi katılır mı denirken, 165 kişi geldi. Bunun yanında şubat ayı olması nedeniyle, hava muhalefeti nedeniyle uçağı kalkmadığı için gelemeyen pek çok kişi de oldu. Ama büyük bir ilgi uyandırdı bu.
Toplantı sırasında TBF’nin basketbol okullarıyla ilgili yeni politikasını anlattık ve dedik ki; federasyon bugüne kadar yaptıklarından farklı bir şekilde, bu yönetmeliği hazırlamak istemiyor, bu yönetmeliği sektördekilerin hazırlamasını istiyor. İşinize sahip çıkın, madem birçok şikayetiniz var, işini kötü yapanlardan, merdiven altı dediğimiz kaydı olmadan bu işi yapanlardan hepiniz şikayetçisiniz, işi daha iyi yapmak isteyen ve bu basketboldan ekmek yiyen ve uzun yıllar yemek amacında olan sizler, o zaman gelin lütfen federasyonun himayesinde birlikte yapalım bunu. Siz anlatın, neler istiyorsunuz? “Yüksek standart koyarsınız uymaları zor olur, çok alçak koyarsınız bu sefer anlamı kalmaz, bunun idealini bulalım birlikte” diye benim başkanlık ettiğim 4 tane komite oluşturuldu.



Bunlardan bir tanesi, Temel Standartlar Komitesi. Salondaki elektrik düzeninden, soyunma odasına, yangın söndürücüden, acil çıkış kapılarının belirlenmesine kadar, pek çok şeyi içine alan bir çalışma yaptık.
Eğitim Komitesi toplandı, herkese açık komiteler bunlar. Eğitim Komitesi basketbol okullarının eğitim politikası üzerine kafa yordu. Federasyonun eğitim kuruluna tavsiyelerde bulunmak ve basketbol okulları antrenörlerine özel bir antrenör semineri yapılması için toplandı.
Etik Kurulu toplandı. Basketbol okullarının işletmecilerinin takip etmesi gereken etik standartları belirlemek amacıyla.
Bir de İletişim Komitesi çalışmalar yaptı. Yaş grubuna baktığımız zaman 6 yaşından itibaren aileler çocuklarını basketbol okullarına götürmeye başlıyorlar. Eğer bu çocuğun fiziksel yeteneği varsa o kulüplerde oynamaya başlıyor ve büyük kulüplere transfer oluyor. Herkes Efes Pilsen’in veya Fenerbahçe’nin seçmelerini kazanıp çocuklarını basketbola yazdıracak imkana sahip değil, ama basketbol okullarının iyi bir şey olduğunu ve çocuklara iyi birşey kazandırdığını, ailelerde bu bilinci yaratmak için doğru bir yer olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.
Bu 4 komite, 4 ay boyunca toplandı ve Mayıs ayında bunu sonuçlandırdı. Bu çalışmalar şuanda federasyonun web sitesinde bulunan Basketbol Okulları Akreditasyon kılavuzunu ortaya çıkarttı. Herkes çok rahat bir şekilde bunu federasyon web sitesinden indirip, hazırlıklarını yapıp bu başvuru sürecine başlayabiliyor.

Basketbol Okulları Akreditasyonu için neler istiyorsunuz?
Temmuz ayında bu kondu, Ağustos ayından bu tarafa hazırlıklarını tamamlayan okullardan bize başvurular geliyor. Bizim istediğimiz evrakların hiçbirisi zor temin edilecek evraklar değil. Biz sadece federasyon olarak eğer bir okulu tescil edeceksek, kendi adımızı vereceksek elbette ki hangi standartlara göre bunu verdiğimizi açıklayabilmemiz lazım.
Bizim istediğimiz bütün evraklar aslında şirket veya dernek kuruluşu sırasında temin etmeniz gereken şeyler. Onun dışındakiler de salonla ilgili şeyler. Onda da hiç yüksek standartlar, Abdi İpekçi Spor Salonu standartlarında bir şey düşünmedik zaten. Bizim düşündüğümüz salonun temiz olması, kolaylıkla tahliye edilebilmesi, sakatlık durumunda bir ilk yardım çantası olması ve bunu yapacak kişinin bir ilk yardım belgesinin olması. Aslında her medeni organizasyonda olması gereken temel şeyleri koyduk.
Belgeleri tamam olanları arıyoruz ve salon kontrollerini yapmak için randevulaşıyoruz; gidip salonlarını denetliyoruz. Sonra da “Federasyon tarafından onaylanmıştır” diye belgeleri verilecek ve bunlar federasyon web sitesinde duyurulacak.

Akreditasyon başvurusuyla denetlemeden geçen okul sayısını öğrenebilir miyiz?
Şuana kadar 10 okul hazırladı. Ama evraklarını hazırlayan göndermek üzere olan 20 okul daha var, yani toplam 30 okul.

Ağırlık hangi illerden?
Ankara’dan var, İzmir’den var, Mersin den geldi.

Şu aşamada az bir rakam değil mi?
Az bir rakam ama bu senenin bir ayrıcalığı var. Okullar 1 ay kadar gecikmeyle Ekim’de açıldı. Bundan sonra bir domuz gribi sıkıntısı başladı ki, bu okulun ilk zamanlarıydı ve etkiledi. Zaten devam etmekte olan bir ekonomik kriz de var. Basketbol okulları biliyoruz ki şu anda herkes gibi, Türkiye’deki ekonomik kuruluşlar gibi krizden bir şekilde nasibini aldı.
Şimdi önümüzde FIBA 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası var. Basketbola ilginin en üst seviyeye çıkacağı dönem bu ve bütün çocuklar kendi rol modellerini idollerini görecekler. İnşallah milli takım olarak da güzel neticeler alacağız. Bizim Mili Takım sporcularımız bir insanın hayatı için ne kadar önemli değerli olduğunu, hayata ne kadar iyi hazırladığını anlatacaklar verdikleri röportajlarda aileler bunları görecekler ve eminim önümüzdeki Eylül ayında yeni okul dönemi başlarken, basketbol okulları büyük bir ilgiyle başlayacak.
Şu anda basketbol okulu organizasyonu yapan bütün okulların biran önce federasyonun akreditasyon programına girmelerinde büyük avantaj var. Çünkü aileler Mili Takım oyuncularının ağzından, antrenörlerinin, başkanının ağzından bunun çocukların hayatında ne kadar değerli bir katkı olduğunu federasyonunda bu iş için ne kadar emek verdiğini, program için ne kadar zaman harcadığını gördüklerinde eminim ki federasyon onaylı basketbol okullarını tercih edeceklerdir. Çünkü ailelerde böyle bir algı oluşturmak gibi bir politikamız var. Bunun için de basketbola 7-8 yaşında basketbol okulunda başlamış milli oyuncularımızın ailelere doğru mesajlar iletmelerini planlıyoruz. Örneğin, Engin Atsür de bu duruma örnek olan başarılı bir oyuncu. Spora basketbol okulunda başladı, 3-4 yıl temel eğitim aldıktan sonra büyük bir kulübün altyapısına geçti. Ondan sonra NCAA ve şu anda da profesyonel kariyer. Doğru çizginin, doğru yolun bu olduğunu ailelere anlatmak gerek. Engin Atsür de bunu anlatabilecek en iyi örnek bence.



Kulüplerin okulları bu sistemin neresinde?
Kulüp okulları sadece kulübün okuludur. Federasyon onaylı olabilmesi için yine aynı prosedürü geçirmesi gereklidir. Bursa Tofaş Kulübü bu işe öncülük edenlerden bir tanesi. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Efes Pilsen gibi kulüplerin basketbol okullarının bu belirlenen kriterlere göre hazırlaması yönünde şuanda faaliyetleri yok, onlarla görüşmeler devam ediyor. Onların da katılacaklarına inanıyoruz.
Çünkü, bu basketbol için bir yol kılavuzu. Şöyle bakmak lazım; hangi kulüp olursa olsun bunu onların da kullanacağı bir “check-list” olarak düşünmek lazım. Çoğu, basketbol salonları kiralıyorlar ve burada basketbol okulları yapıyorlar. Antrenörlerinin belli bir formata girmesi, basketbol okullarının belli bir disiplin içinde gitmesi için, bu el kılavuzunu ellerinde tutup bunu uygulamaları yeterli.
Mesela, İzmir Karşıyaka Kulübü bu iş için bize başvurdu ki, yine çok büyük kulüplerden bir tanesi. Karşıyaka Kulübü’nün spor okulları için bizim akreditasyon süreci işliyor. Eminim diğer kulüpler de başvuracaklar.

Basketbol Okulları Akreditasyonu bir zorunluluk haline gelecek mi?
Diyelim ki İstanbul’da 300 tane basketbol okulu var, bunun da 100 tanesi TBF onaylı. Aileler TBF’nin güvenliğini görüyor orada, tescilini görüyor. Diğer 200 tanesine gönderdiğinde “Bak benim komşumun çocuğu buraya gidiyor senin ki nereye?” diyecektir. Sonuç olarak baktığınız zaman bizim aslında amacımız Beşiktaş, Fenerbahçe, Efes Pilsen gibi kulüpler değil. Onlar zaten basketbol hizmetini en iyi şekilde yapıyorlar yaptıklarına da inanıyoruz, ama onların öncülük etmesi gerektiğine de inanıyoruz. Onlar da örnek olursa küçük basketbol okulları bu işe seve seve gireceklerdir.
Büyük bir kulübümüzün sahip olduğu bu logoyu onlar da kendi broşürlerin de kullanabilmeyi bir avantaj olarak göreceklerdir ve çok olumlu olacaktır. Efes Pilsen Kulübü’nü, Galatasaray Kulübü’nü, Beşiktaş Kulübü’nü, Fenerbahçe’yi, Karşıyaka gibi Türk Telekom gibi basketbola yatırım yapan bütün kulüplerin bu tip bir basketbol okulu faaliyetleri varsa bu işe öncü olacaklarını düşünüyorum.



Biz bu kulüpleri ziyaret ediyoruz ve zaten bunları anlatıyoruz. Onlar aslında bu konuda çok istekliler, ilgili birimlerini evraklarının hazırlanması için görevlendirdiler. Ben bu sezon bitmeden büyük kulüplerimizde aralarında olacak şekilde 50-70 arasında okulumuzun bu hazırlıkları tamamlamış olacağını düşünüyorum. Ondan sonra zaten bu kartopu gibi büyüyecektir.
Biz bunu ne zaman bir zorunluluk haline getirebiliriz? Aslında bizim burada yapmaya çalıştığımız standart meselesine dikkati çekmek ve burada bir hareket başlatmak. Bunun devamında bu sayıyı arttırdıktan sonra il Milli Eğitim Müdürlükleri ile, İl Gençlik Spor Müdürlükleri ile gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra Milli Eğitim salonlarını kiralamak isteyen okulların hangi spor çalışmasını yapacaksa ilgili federasyona akredite olması ile ilgili bir yönetmelik değişikliği yapılır, ama bu okul salonları kullanma yönergesiyle alakalı bir şey.

Federasyon olarak biz bakın iyi bir akreditasyon programı hazırladık, standartları belirledik, basketbol okulu açmak için size başvuranların bize akredite olması konusunda gerekli uyarıyı yaparsanız, biz bunun gerekli kontrollerini sizin adınıza yaparız. Siz de rahat rahat salonunuzu kiraya verirsiniz. Eğer bu ilk kez açılacak bir voleybol okuluysa, o zaman da voleybol federasyonunun hazırladığı programa göre eksiklerini gidermiş okullar buna başvurabilecek. Salonunu bir dernek ve ya bir şirket olduğu için kiraya vermek başka bir şey. Oradaki hizmetin kalitesi standartlarının ne olduğunu bilemezsiniz, sadece ek kira geliridir o, onu da okulunuzun ihtiyaçlarından kullanırsınız, ama olası problemlerde yine sizin canınız sıkılabilir.
Federasyonun bu standartları belirleme ve akreditasyon sürecini üstlenmiş olması, mili eğitim okullarının bu tip basketbol okullarıyla ilişkilerinin daha üst seviyeye çıkması anlamına gelecektir. Bizim orta vadede ki amacımız da bu zaten. Şu anda bu 1 yılı biz bu akreditasyonu anlatmakla ve bu öncü kulüplerin işlemlerinin tamamlanması için geçiriyoruz. Ondan sonraki 1 yıla bunu daha da yaygınlaştıracağız. 3. yılda da artık milli eğitimin, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün basketbol veya spor okulu hizmetlerinin daha üst seviyeye çıkması, daha nitelikli sporcular yetiştirebilmemiz için bizim projemize destek vermesini rica edebiliriz.
Özetle basketbolla adı özdeşleşen kulüpler Efes Pilsen, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Türk Telekom gibi 1. Lig’de takımı olan, 2. Lig’de basketbola gönül vermiş bütün kulüplerin bunun öncülüğünü yapmaları gerekir.

Akreditasyon programında önemli konulardan bir tanesi de sporcu sağlığı ve güvenli spor yapabilmesi, bu konudaki çalışmaları anlatır mısınız?
Okullardan beklediğimiz standartlardan bir tanesi de şu; basketbol okulu açmak için, federasyon onayı için basketbol okullarına giden sporcuların sigortalanması prensibi. Bunun da önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyorum. Önce önemli bir maliyet gibi geldi, sigortalamak ne kadardır diye düşündü arkadaşlar. Bunun fizibilitesini yaptık. Teklifleri aldığımızda çok makul olduğunu gördük. Çocuğunuzu bir spor okuluna götürdüğünüz zaman sakatlandığında, maddi imkanlarınız yoksa devletin imkanlarıyla karşılayabilirsiniz ya da bir özel hastanesine götürebilirsiniz. Bu size bir maliyet, bir emek kaybı getiriyor. Bunun ne ailenin ne de okulun üzerine kalmaması için basit bir risk yönetim modeli geliştirdik. Basketbol antrenmanı sırasında oluşa bilecek sakatlıklarla alakalı bir sigorta sistemi geliştirildi ve bunun yıllık maliyeti seçtiğiniz sigortaya göre 16-20 lira arasında. Bir yıl boyunca basketbol antrenmanı yaparken başına gelebilecek her türlü sakatlığa karşı sigortalanması, ambulans giderini içeriyor. Bugün basketbol okullarının en ucuzu 80 lira aylık, en pahalısı 320 lira. Yani aylığı 320 lira alan bir okulun bir sezon boyunca 20 liraya bütün sezonu güvence altına almak istememesi çok kabul edilebilir bir şey değil. Ama bilmedikleri için de yapmıyorlar. Bu rakamları, avantajlarını anlattığımız zaman biz bunu bu kadar yaptırmamışız diyorlar.
Ayrıca, amaç sakatlanmış bir çocuğu tedavi etmek değil, onu hiç sakatlamamak. Bu nedenle, salonlarda aradığımız standartlar arasında çizginin kenarındaki kolonların sünger kaplanması, saha kenarında tehlike oluştura bilecek yerlerin kaplanması gibi basit işlemler büyük önem taşıyor.

Başvurularını yapan basketbol okulları konusunda nasıl bir inceleme ve denetleme süreci var?
Şu anda 10 kişilik bir denetleme kurulu var, “Basketbol Okulları Komitesi” diyoruz biz buna. Bu 10 kişilik komitede, Efe Aydan da var, TBF’nin 12 Dev Adam Direktörü Samer Şenbayrak var, sektörden 5 tane temsilci var ve çocuğu basketbol okuluna daha önce gitmiş veli de var.
Bütün gelen başvuru dosyaları 10 kişi inceliyoruz, evrakları tamam olanları da en az 3 komite üyesinin bulunduğu bir ortamda tutanak ile denetliyoruz. Işık yanıyor mu, sünger var mı, soyunma odası var mı, su sebili var mı, telefon var mı, en yakın hastanenin neresi olduğuyla ilgili bir plan var mı. Bunlar gibi bir dizi unsuru denetliyoruz. İlk bahsettiğim 4 ayrı komiteden çalışmaya devam eden tek bir komite haline getirdik. Biz şikayetleri denetleyen, salon standartlarını da denetleyen evrakları da denetleyen ve eksikleri olan okullara gidip bunları nasıl tamamlayacağı konusunda yardımcı olan komite aslında 10 kişilik bir komite haline geldi. Son derecede özenli bir şekilde ayda en az 2 toplantı yaparak hem dosyaları inceliyoruz hem de son denetlemeleri yapıp onaylarını veriyoruz.



Son olarak yaklaşık 1 yıllık çalışmanızı ve geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geçtiğimiz yıl Şubat’ta ilk toplantı yapılmıştı, şu anda getirdiğimiz nokta son derece iyi. Önümüzdeki 3 yılda da artık ailelerin çocukları için basketbol okulu ararken TBF onayı, TBF tescili ihtiyaç duyabilecekleri bir kamuoyu algısı yaratmak amacındayız. Şu anda sektörle ilgili çalışmaları yapıyoruz, alt yapıyı hazırlıyoruz. Standartlar nasıl olmalı bunu değerlendirdik. Tabi bundan sonraki aşama kamuoyuna daha fazla duyurulması, TBF aracılığı ile toplantılarda, televizyon programlarında, aileleri çocuklarını TBF onaylı basketbol okullarına göndermeleri konusunda teşvik edilme süreci olacak. Bilinirliği arttıracağız.
Son söz olarak basketbol eğitimi veren tüm okulların TBF akreditasyon kılavuzunu incelemelerini ve hazırlıklarına başlamalarını tavsiye ediyorum. Takıldıkları veya yardıma ihtiyaç duydukları konularda doğrudan benimle temasa geçebilirler. E-posta adresim Fahretting@tbf.org.tr . Ben ve komite arkadaşlarım onların hazırlık sürecinde gereken yardımı yapmaya hazırız.

BB

Diğer Haberler



  2010 FIBA Dünya Şampiyonası »
Takım Oyunu Litvanya'yı Yarı Finale Taşıdı
Perşembe, 9 Eylül 2010

Şampiyonada Çeyrek Final Karşılaşmaları Tamamlandı
Perşembe, 9 Eylül 2010

A Millilerimiz Sırbistan Maçı Hazırlıklarına Başladı
Perşembe, 9 Eylül 2010
Yol Güvenliği Kampanyası, İzleyin
Maskot Şampiyona Şehirlerini Gezdi
Maskotun Özellikleri
Adı Oylama ile Belirlenecek
Maskotu Kim Hazırladı
Maskot Fotoğraf Albümü
2010 FIBA World Championship's draw ceremony
Kura Çekimi Röportajlarını İzleyin



  News in English »
BEKO Basketball League -30th Week's Program
Thursday, April 22, 2010

Turkish Women's Basketball League -Play-Off Round Starts on 21st April 2010
Tuesday, April 20, 2010

BEKO Basketball League -29th Week's Program
Tuesday, April 20, 2010

  12 Dev Adam Basketbol Okulları »
Çorum 12 DABO, Bayramlaşmaya Katıldı
Perşembe, 9 Eylül 2010

Dikili 12 DABO THK’yı Ziyaret Etti
Çarşamba, 8 Eylül 2010

Minik Basketbolcular Dikili’de Bir Araya Geldi
Çarşamba, 8 Eylül 2010
  TBF - Basketbol Okulları Buluşması »
Hedef gençler için güvenli ve sağlıklı spor imkanı yaratmak
Pazartesi, 18 Ocak 2010

Basketbol Okulları hızla akredite oluyor
Pazartesi, 28 Aralık 2009

Basketbol Okulları Komitesi, İzmir’de Okullarla Bir Araya Geldi
Pazar, 11 Ekim 2009
  Temsilcilerimiz »
Hidayet Türkoğlu: “Harika Bir Sezon Daha Geçirmek İstiyoruz”
Perşembe, 22 Temmuz 2010

Hidayet Türkoğlu Basına Tanıtıldı
Perşembe, 22 Temmuz 2010

Semih Erden'den Indiana Pacers'a 7 Sayı
Cuma, 9 Temmuz 2010