Türk kadın basketbolunun 9 yılda uluslararası arenada hızla yükselmesini sağlayan sporcularımız, bir ilki daha gerçekleştirerek 2014 FIBA Kadınlar Dünya Şampiyonası’nda dünyanın en iyilerine karşı altın madalya kazanmak için mücadele edecek.

2005: Dönüm Noktası
2005 yılı, Türk kadın basketbolu için en önemli dönüm noktalarından biri oldu. 2005 Kadınlar EuroBasket’in ev sahibi olarak doğrudan katıldığımız turnuvada takımımız, Avrupa’da bu seviyede mücadele edebileceğini taraftarlarına ve rakiplerine kanıtlamıştı.

“2005 EuroBasket, unutamayacağımız ve bizi motive eden bir tecrübe oldu. İlk kez, Türkiye’de kadın basketbolunun sahip olduğu potansiyeli dünyaya göstermiş olduk.” diye yorumluyor o günleri TBF Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Sonat.

Turnuvaya, Sırbistan – Karadağ karşısında 81-69’luk galibiyetle başlayan Milli Takımımız ikinci maçını, turnuvanın favorisi olarak gösterilen Rusya’ya karşı oynadığı başabaş bir mücadele sonuncunda 91-87 kaybetti. Nevriye Yılmaz 26 sayı ve 14 ribauntluk performansı ile maça damgasını vururken, Avrupa’nın en iyi oyuncuları arasında yer aldığını bir kez daha kanıtlamış oldu.

Litvanya karşısında alınan mağlubiyetten sonra Romanya ile eşleşen Ay-Yıldızlılar, geriden geldiği maçtan Yasemin Horasan’ın son 1,5 saniyede attığı sayı ile 64-62 galip ayrıldı.

Millilerimiz çeyrek finalde, turnuvayı şampiyon olarak tamamlayan Çek Cumhuriyeti’ne 86-60 mağlup olsa da, ilk kez katıldığımız Kadınlar EuroBasket’te ülkemizdeki kadın basketbolunun parlak geleceğini tüm Avrupa’ya gösterdi.

Turnuvayı ribaunt sıralamasında lider (11.3), sayı sıralamasında dördüncü sırada (19.5) bitiren Nevriye Yılmaz: “EuroBasket’e ilk kez katılmış olsak da, kendimizden beklentimiz yüksekti. Elde ettiğimiz sonuç, hepimizi daha yüksek hedefler koymaya ve bu hedeflere ulaşmak için daha fazla çalışmaya motive etti.”

2011: Sahadayız!
İlk EuroBasket deneyimimizden sadece 6 yıl sonra takımımız, 2011’deki turnuvada sahadan gümüş madalya ile ayrılarak evine büyük bir gururla döndü.

Birsel Vardarlı'nın 20 sayılık katkısıyla Slovakya'yı 76-60 yenmeden önce, takımımız Litvanya'ya 64-58 yenilerek turnuvaya zorlu bir başlangıç yaptı. Ardından, Rusya ve Çek Cumhuriyeti yenilgileri de Türkiye'nin çeyrek final umutlarını tehlikeye düşürdü.

Kaybedilen karşılaşmaların ardından Türkiye'nin ilerlemek için İngiltere ve 2010 Dünya Şampiyonası'nda yarı final oynayan Beyaz Rusya’ya karşı galibiyet elde etmesi gerekiyordu. Milli Takım İngiltere ile olan ilk sınavını 64-57 galibiyet ile geçti.

“Beyaz Rusya maçı bizim için büyük bir sınavdı.” diyen takım menajeri Canan Erdoğan, teknik yönetimden sporculara tüm takımın çeyrek final için kenetlendiğini ve varını yoğunu sahaya koyduğunu belirtiyor.

Beyaz Rusya'ya karşı oynanan maçta 6’da 4 üçlük ve toplamda 17 sayı atan Şaziye İvegin rüzgar gibi esti. İlk periyot sonundaki 24-14’lük üstünlükle Türkiye, çeyrek final yolundaydı. 2005’in aksine Türkiye için çeyrek final sadece bir başlangıçtı.

Milli Takımımız çeyrek finalde, yenilgisiz Karadağ ile karşılaştı. Karadağlılar ilk yarıyı 27-24 önde bitirdiler; fakat Türkiye üçüncü çeyreğe fırtına gibi döndü. Şaziye yine üç sayılık atışlarının 5'te 4'ünü isabet ettirerek, oyuna toplamda 14 sayı ile katkıda bulundu. 56-44 Türkiye’nin galibiyeti ile biten maç sonunda Türkiye, EuroBasket yarı finaline giden bileti kapmıştı.

Yarı finalde turnuvanın sürpriz ismi olan Türkiye, son EuroBasket Şampiyonu Fransa ile karşılaştı. Turnuvanın en heyecan verici oyununda Türkiye tarihi koşusuna devam etti ve 68-62'lik galibiyet elde etti. Nevin Nevlin 23 sayı ve 8 ribaunt ile maçın yıldızı oldu. Kazanılan bu maç ile Türkiye, EuroBasket tarihinde ilk kez madalyayı garantiledi.

Final maçı sonunda gülen taraf, maça oldukça hızlı bir başlangıç yapan Rusya oldu. Tarihimizde ilk kez gümüş madalya ile eve dönmenin gururunu yaşıyorduk. Turnuvanın ‘En İyi Beşi’ne seçilen ilk Türk oyuncu olan Nevriye Yılmaz için bu turnuvanın farklı bir anlamı da vardı: “Turnuvanın en iyi beşine seçilmiş olmak büyük bir gururdu; ama tarihimizde ilk kez Avrupa Şampiyonası’nda ülkemize bir madalya kazandırmış olmak çok daha anlamlıydı.”

2012: Olimpiyatlar’dayız!
Londra Olimpiyatları vizesi için Haziran 2012’de, Ankara’da ev sahipliği yaptığımız FIBA Kadınlar Olimpiyat Elemeleri’nde, Porto Riko, Japonya ve Arjantin’e karşı oynadığımız üç maçı da kazanarak, tarihte ilk kez Olimpiyatlar’a katılma hakkı elde ettik.

Londra’da, grupta oynadığı 5 maçta yalnızca Olimpiyat Şampiyonu olan ABD’ye yenilen ve Angola, Çek Cumhuriyeti, Çin ve Hırvatistan maçları ardından 4 galibiyet 1 mağlubiyet ile üst tura çıkan Milli Takımımız, EuroBasket 2011’in rövanşı olarak da görülebilecek maçta bir kez daha Rusya ile çeyrek finalde karşılaştı. Maçın bitimine 13 saniye kala Becky Hammon’ın sayılarına engel olamadık ve 66-63’lük skorla madalya hayalimize maalesef ulaşamadık.

Canan Erdoğan: “Olimpiyatlar’da ülkemizi temsil etmek bambaşka bir tecrübeydi. Oyuncularımız ellerinden gelenin en iyisini sahaya koydular ve Türk kadın basketbolunun kısa süre içinde nasıl bir seviyeye geldiğini bir kez daha göstermiş oldular.”

Londra Olimpiyatları’nı beşinci olarak tamamlayan Türk Milli Takımı, Avrupa arenasındaki iddiasını, dünya arenasına taşımış oldu.

2013: Bir Madalya Daha
EuroBasket 2013’ten önce Türkiye ilk kez bir turnuvanın en güçlü madalya adaylarından biri olarak gösteriliyordu.

Ay-Yıldızlılar, Fransa’da hırslı bir başlangıç yaptı ve Ukrayna, Karadağ, Slovakya, İtalya ve İsveç karşısında galibiyet elde etti. Çeyrek finlade Beyaz Rusya ile karşılaşan Türkiye 55-41'lik galibiyet ile EuroBasket tarihinde ikinci kez yarı finale yükseldi.

Grup maçları ve çeyrek finalden sonra, EuroBasket 2011’in rövanşı olarak gösterilen maçta bir kez daha Fransa’ya finale kalmak için mücadele ettik. Esmeral Tunçluer’in 20 sayılık performansı yeterli olmadı ve 57-49’luk skorla altın madalya şansını kaçırdık.

Fakat işimiz daha bitmemişti. Zihinsel ve moral olarak madalyaya odaklanmış olan Türk Milli Takımı, bronz madalya maçında Sırbistan’a karşı 92-71 ile galip geldi ve bir kez daha podyuma çıkarak ülkemizi gururlandırdı.

Jülide Sonat: “Bu turnuvada kazandığımız madalya, 2011’deki başarımızın tesadüf olmadığının bir göstergesiydi. Sporcularımız, Türkiye’nin daha büyük başarılar elde edebilecek lider bir basketbol ülkesi olduğunu en iyi şekilde gösterdiler.” şeklinde konuşuyor, turnuvayı anarken.

2014: Seyircimiz Önünde Dünya Sahnesinde
Milli takımımız bu yaz bir kez daha kendi seyircisi önünde mücadele edecek. Türkiye’yi 8 yıl içinde hayal dahi edilemeyecek bir seviyeye çıkaran sporcularımız (Nevriye Yılmaz, Birsel Vardalı, Esmeral Tunçluer, Işıl Alben, Lara Sanders ve diğerleri) dünya yıldızlarına karşı bir ilki daha gerçekleştirerek, Dünya Şampiyonası’nda madalya için ter dökecek. Onlar tarih yazarken, bizler de her adımlarında onlara destek olacağız.

“Böyle bir fırsat insanın eline hayatta bir kez geçer. Dünyanın en büyük organizasyonunda, kendi seyircimiz önünde çok özel bir tecrübe olacak.” diye anlatıyor hislerini kaptan Nevriye Yılmaz.

2014 FIBA Kadınlar Dünya Şampiyonası'na Ankara'da oynadığı B Grubu maçlarında başlayan Türkiye, Fransa, Kanada ve Mozambik ile karşılaştı. İlk maçını Ankara Spor Salonu'nda Fransa'ya karşı oynayan Türkiye, karşılaşmayı 50-48 kazandı. İkinci maçında Kanada'yı 55-44 mağlup eden Türkiye, Mozambik'i de 64-54 geçerek grubunu namağlup lider tamamladı.

Final Turları maçlarının oynanacağı İstanbul'a geçen Türkiye'nin çeyrek finaldeki rakibi Sırbistan'dı. Zor geçen bir maçın sonunda rakibini 62-61 mağlup eden Türkiye, şampiyonanın son dört takımı arasına kalmayı başardı.

Potanın Perileri'nin yarı finaldeki rakibi İspanya'ydı. 2013 FIBA Kadınlar Avrupa Şampiyonu olan İspanya'ya 66-56 mağlup olan Ay Yıldızlılar'ın üçüncülük maçındaki rakipleri, yarı final mücadelesinde ABD'ye yenilen Avustralya'ydı.

Avustralya'ya 74-44 mağlup olan Türkiye A Milli Kadın Basketbol Takımı, ilk kez katıldığı Dünya Şampiyonası'nı dördüncülükle tamamladı. Bu derece, son 10 yıldır dikkat çekici bir yükseliş ivmesi yakalayan Kadın Milli Takımımız için yeni bir tarihi başarıydı.

TBF Başkanı Turgay Demirel, şampiyona sonrası yaptığı açıklamada Türkiye'yi kadın basketbolunun uluslararası arenasında yeni ufukları taşıyan Potanın Perileri'ni tebrik ediyordu:

"2012 Olimpiyatları’nda kazandığımız beşinciliğinin ardından bu büyük başarıyla, Türkiye’nin dünyada önde gelen basketbol ülkelerinden birisi olduğunu bir kez daha gösterdiler. Kadın basketbolu olmadan Türk Basketbolu olamaz ve bu takım şampiyona boyunca Türkiye’yi gururlandırdı."

2015: Avrupa Beşinciliği ve Rio Olimpiyatları Elemelerine Katılma Hakkı
2015 FIBA Avrupa Şampiyonası’na Romanya’nın Oradea şehrinde oynadığı B Grubu maçlarıyla başlayan Potanın Perileri, Yunanistan, Polonya ve Belarus ile karşılaştı.

Avrupa Şampiyonası perdesini açtığı Polonya maçını 57-54 kazanarak turnuvaya iyi bir başlangıç yapan Ay Yıldızlılar ikinci maçında Belarus’a 67-52'lik skorla kaybetti. İlk turdaki son maçında İtalya’yı 50-44’lük skorla mağlup eden Potanın Perileri bu zaferle B Grubu’nu ikinci olarak tamamlamayı başararak ikinci tur grubuna bir galibiyet taşıdı.

İkinci Tur maçları için Macaristan’ın Debrecen kentine geçen A Milliler burada Fransa, Karadağ ve Çek Cumhuriyeti ile karşılaştı. Avrupa Şampiyonası İkinci Tur E Grubu'nun ilk maçında Karadağ'ı 62-41’lik skorla farklı geçen Milliler ikinci maçında Fransa’yı 66-56’lık skorla mağlup etti. E Grubu’ndaki son maçında Çek Cumhuriyeti'ni 59-48 mağlup eden Potanın Perileri grubunu lider tamamlayarak Çeyrek Finale yükseldi.

2015 FIBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası Final Turları karşılaşmalarını oynamak için Budapeşte’ye geçen A Milli Takımımıza Türkiye'nin çeyrek finaldeki rakibi Sırbistan'dı. Rakibine 75-63 yenilerek yarı final şansını kaybetti.

2016 Rio Olimpiyat Oyunları için beşincilik mücadelesi veren Türkiye, klasman maçlarındaki ilk mücadelesinde Litvanya ile karşılaştı ve rakibin 66-57 yenerek, beşincilik maçı oynamaya hak kazandı. Şampiyonadaki son maçında Rusya’yı 68-66’lık skorla mağlup ederek turnuvayı 5.sırada tamamlayan Ay Yıldızlılar bu sonuçla 2016 Rio Olimpiyat Oyunları elemesi vizesini aldı.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Harun Erdenay, “5-6 takım birbirine denkti. Grup lideri çıksak da Sırbistan’a elendik. 5.olmamız ve Olimpiyat Oyunları şansımızı sürdürmemiz ise önemli. Rusya’yı da ilk kez bir resmi maçta yeniyoruz. Uzatmalarda geri düşsek de kazandık. Çok büyük bir galibiyet aldık. Son yıllarda yakaladığımız başarılarımıza bir yenisini ekledik. Sadece şampiyon olan ülke Olimpiyat Oyunları’na direkt gidiyordu. Diğer 4 yakım ise eleme oynayacak. 12 takım arasından 6 takım Olimpiyat Oyunları’na katılacak. Londra’ya da aynı şekilde gitmiştik. Ekrem Memnun ve takımı hedefine ulaştı. Onları  kutluyorum.”

TBF Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Akgün: “10 maçlık bir seriydi. Çok zorlu bir turnuva oynadık. Oyuncularımızı gönülden kutluyorum. Ayrıca tüm staff ve ekibi de tebrik ediyorum. Herkesin emeği çok fazla. İnşallah Olimpiyatlara gideceğiz. Çok mutluyuz.”

2016: Rio Olimpiyatlarına Katılma Hakkı
2015 yılında Romanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nı 5.sırada tamamlayarak Rio Olimpiyat Oyunları Elemeleri’nde mücadele etmeye hak kazanan A Milli Kadın Takımımız, Fransa’nın Nantes kentinde düzenlenen organizasyona katıldı.

Ay Yıldızlılarımız, ilk turda Arjantin ve Kamerun ile B Grubu’nda yer aldı. Millilerimiz, ilk maçında Arjantin ile karşı karşıya geldi. Baştan sona üstün oynadığı mücadelede A Milli Kadın Takımımız, Arjantin’i 66-38’lik skorla geçti. Bu maçın ardından millilerimiz, B Grubu’ndaki ikinci maçta Kamerun ile karşılaştı. İlk maçta olduğu gibi Kamerun karşısında da rahat bir oyun çıkartan Ay Yıldızlılarımız, mücadeleden 72-46 galibiyetle ayrılarak adını çeyrek finale yazdırdı.

Çeyrek final mücadelesinde Küba ile karşılaşan A Milli Kadın Takımımız, rakibini 71-45’lik skorla mağlup ederek Rio Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkını elde etti.

A Milli Kadın Takım Başantrenörü Ekrem Memnun, Rio Olimpiyatları’na katılım hakkı elde ettiğimiz Küba maçının ardından şu değerlendirmede bulundu: “Bir aydır yaptığımız hazırlık kampında hedefimiz buydu. Oyuncularımız en başından beri konsantre ve hazır biçimdeydi. Olimpiyatlara katılmak benim kendi kişisel hayalimdi. Her pozisyon için savaştık. Bazen çok iyi basketbol oynadık, bazen iyi oynamadık. Son sözü biz söyledik ve hedefimize odaklandık. Türkiye Basketbol Federasyonu’na bizi yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Ekibimize ve oyuncularıma teşekkür ediyorum.”

2016 Rio Olimpiyat Oyunları
Rio’da düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda mücadele etme hakkını elde eden A Milli Kadın Takımımız, ilk turda, Fransa, Avustralya, Japonya, Belarus ve Brezilya ile karşı karşıya geldi.

A Grubu’nda yer alan Ay Yıldızlılarımız, turnuvadaki ilk maçında Fransa’ya 55-39, ikinci maçında da  Avustralya’ya 61-56’lık skorlarla kaybetti. Grubu’ndaki ilk galibiyetini 76-62’lik skorla Japonya karşısında alan milliler, Belarus’u 74-71 ve turnuvaya ev sahipliği yapan Brezilya’yı da iki uzatma sonunda 79-76 ile geçmeyi bildi.

3 galibiyet ve 2 yenilgiyle grup maçlarını tamamlayan A Milli Kadın Takımımız, çeyrek finalde İspanya ile eşleşti. Millilerimiz, rakibine son saniye basketiyle 64-62 yenilerek turnuvaya veda etti.

A Milli Takım Başantrenörü Ekrem Memnun, İspanya maçının ardından yapmış olduğu değerlendirmede şunları söyledi: “Buraya madalya hedefleyerek gelmiştik. Çok da yaklaştık. İspanya karşısında çok iyi bir mücadele verdik. Ancak oyunun son bölümünde birkaç basit hata yapıp 10-0’lık bir seri verdik. Bu arada Lara’nın iki atışında da faul vardı. Eğer birine çalmış olsalardı, turu biz geçmiştik. Ancak takımımın verdiği mücadeleden dolayı gurur duyuyorum. Kısmet değilmiş. Türk milletine buradan bir armağan vermek istiyorduk, olmadı... Son saniye basketi ile dışarda kaldık. Bizi destekleyen herkese ve burada mücadele eden oyuncularıma teşekkür ediyorum. Kısmet değilmiş, söyleyecek fazla bir şey yok.”

Millilerimizin tecrübeli oyuncusu Birsel Vardarlı Demirmen de karşılaşmanın ardından şu açıklamalarda bulundu: “Elimizden geleni yapmaya çalıştık. İyi mücadele ettik. Ama bu basketbol, bazen istediğinizi yapamıyorsunuz... Çok yaklaşmıştık ama olmadı. Ne diyelim sağlık olsun üzgünüz.”