Basketbol: Benim Hikayem, Şükran Albayrak Sohbetimiz

Tem 11, 2014
Eski Milli Basketbolcu, yeni 'PASS IT ON Elçisi' Şükran Albayrak ile konuştuk.



93 kez Milli Takım formasını giyen Şükran Albayrak, Fenerbahçe’de oynadığı süre boyunca 5 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 4 Türkiye Kupası kazandı ve 4 kere Lig Şampiyonluğu sevinci yaşadı. Basketbolcu olarak kariyerini 2006’da noktaladıktan sonra haber spikerliğine başlayan Şükran Albayrak, özgeçmişine 'PASS IT ON Elçisi' olarak yeni bir bölüm daha ekledi. TBF'nin geleceğe yatırım projesi olan PASS IT ON kapsamında Şükran Albayrak basketbolu ve basketbolun genç hayatlar üzerindeki olumlu etkisini yaygınlaştıracak çalışmalarda bulunacak. Şükran Albayrak'a göre Yugoslavya'dan göç etmiş bir ailenin kızı olarak bu projede yer almak onun için çok özel.

Küçük yaştan beri birçok kez milli formayı giydiniz. Milli formayı terletmek nasıl bir duygu?

Milli Takım forması giymenin, ülkeni temsil etmenin ve o renkler altında oynamanın bence tarifi bile yok. Bunu hiçbir sporcu tarif edemez. Mesela şampiyon olduğun, kupayı kaldırdığın, madalyayı taktığın zamanlarda yaşadıklarını tarif edemezsin; çünkü o paranın önüne geçen tarifsiz bir şeydir. Milli Takım formasını giymek bunların da üstünde. Hele yaş ilerledikçe ve kendinize şöyle bir uzaktan baktığınızda o zamanlar anlamadığınız; ama bugünlerde ciddi anlamda kendinizle gurur duyduğunuz bir şey. O emeği verdiğim için hiçbir zaman pişman olmadığım çok çok özel dönemlerdir.

Gençlerimizi özellikle genç kızlarımızı cesaretlendirecek, onlara basketbol aracılığıyla güçlü ve bağımsız bireyler olabileceklerini gösterecek olan PASS IT ON geleceğe yatırım projesinin elçilerindensiniz. Bu programda yer almak sizin için ne ifade ediyor?

Kendi amacınızı, kendi değerinizi, kendinize bakış açınızı, geleceğe bakış açınızı, etrafınızdaki insanlara bakış açınızı değiştirecek önemli ve büyük adımlar atmanıza neden olacak çok önemli bir noktadır spor. Basketbolun bir takım sporu olması sebebiyle de paylaşım; bir diğerinin eksiğini kapatmak olabildiği gibi bazen bir diğerinin başarısıyla birlikte yükselmek de olabiliyor. Basketbol sizin hatanızı bir diğerinin kapattığı bir takım sporu. Bunu gayri ihtiyari olarak yapıyorsunuz ve hayatın bir akışı olarak algılıyorsunuz. Çocukların da bunu genç yaşta öğrenmesi gelecek yılları için çok çok önemli.

Bulunduğum diğer sosyal sorumluluk projelerinde de ailelere ve çocuklara verdiğimiz seminerler vardı. Beni bugünkü yaptığım işten bile daha çok heyecanlandıran ve daha çok mutlu eden bir iş olduğunu gördüğüm zaman sosyal sorumluluk projelerinin beni ne kadar mutlu ettiğini fark ettim. PASS IT ON ile bana bu teklifle gelindiği zaman inanılmaz gurur duydum. Benim için çok değerli. Bir sporcu bir sporcudur, bir çocuk bir çocuktur. Erkeklerin aileler tarafından daha kolay desteklendiğini düşünürsek, özellikle kızlarımız için çok daha önemli. Bence Anadolu’daki çocuklar için spor çok büyük bir çığır. Hani adım filan değil, çığır. Onları buraya yönlendirmeyi yegane görevim gibi hissediyorum.

Röportajın tamamını okumak için tıklayınız.